AYSUN BAYIZITLIOĞLU
“Göçmenlere yönelik haberlerde yoksulluk, eğitim eksikliği ya da kriminalite ön planda” diye yakinan Göcmen Magazini “Biber” yazan Eser Akbaba: “Bir banka soyulursa, büyük harflerle “Mehmet”den ya da “Dragan”dan bahsediliyor” diyor. Olumlu haberler yok denecek kadar az. Attila Doğudan gibi iş adamları göçmen olarak algılanmıyorlar.
Medyalar, entegrasyon konusunda yaptıkları haberler ile entegrasyon sürecini ya destekliyorlar ya da engel oluyorlar. Ülke ekonomisi olumlu etkileri ve sosyal ve kültürel zenginleşmeyi sağladığı ön plana çıkarılırsa, entegrasyon tehditten çok şans olarak algılanır.
Son yıllarda göçmenlerin anadillerinde, örneğin Türkçe, Hırvatça ve Sırpça yayınlanan medya sayısı arttı, fakat özellikle birinci nesil hala uydu üzerinden geldikleri ülkelerin programlarını izliyor. Başarılı bir entegrasyon için yerel haberlerin önemi çok fazla, çünkü ancak bu sayede yeni yaşam alanınıza uyum sağlayıp, katılım gerçekleştirebiliyorsunuz.
Türkçe yayınlanan ve ücretsiz dağıtılan yerel gazetelerin sayısı on’un üzerinde.”Öneri” gazetesinin sahibi Hüseyin Şimşek amaçlarının göçmenlere yerel haberler sunmak olduğunu ve 2005 yılından buna yana, özellikle yeterince Türkçe bilmeyen gençlere yönelik hem Türkçe hem Almanca yayınlanan özel ekler çıkardıklarını söyledi.
Göçmenler için “Lifestyle” dergisi
2006 yılında “Biz multi-kültür yapmıyoruz. Biz acıyız” sloganıyla “Biber” isimli “Lifestyle” dergisi yayın hayatına başladı. Daha çok 2. ve 3. nesile yönelik olan ve 2 ayda bir çıkan dergide 25 göçmen genç çalışıyor. (Türk, Sırp, Polonyalı, Hırvat, Kürt, Brezilyalı, Sloven) Dergide daha çok Avusturya’nın “Mainstream” medyasında yer almayan etnik topluluğun “Lifestyle” konuları yer alıyor.
Fakat sadece gazete sektöründe değil aynı zamanda elektronik medyada da bir çok proje mevcut: Avusturya Devlet Radyosu ORF’in yanı sıra “Radio Orange 94.0” gibi serbest radyolarda da yayın yapan “Radio Afrika”nın yanı sıra, 12 ayrı dilde yayın yapan “Merhaba FM” radyosu da mevcut.
1980’lı yıllarda uydular sayesinde göçmenler kendi ülkelerindeki programları seyretme imkânını buldular, fakat bunlar yetersiz gelmeye başladığında yerel haberler de içeren göçmenlere yönelik “Euro-Türk”, “Yol TV” gibi kanallar kurulmaya başlandı. Avusturya’da enteresan projelerden biri de tüm göçmenlere açık olan “Okto TV” projesidir.
“Mainstream”e dahil olma
Tüm bu göçmenlere yönelik medyanın yanı sıra, göçmenlerin esas hedefi “Mainstream” medyasında çalışmak. “Presse” gazetesi göçmen gazetecilere haberlerini yayınlamaları için her Çarşamba günü bir sayfa ayırıyor.
Tüm bu anılan projeleri rağmen Avusturya medyası göçmenler konusunda daha çok yol kat etmek zorunda, zira Büyük Britanya’da ve Fransa’da toplum çeşitliliğini Prime-Time’de izlemek mümkün. Avusturya Devlet Televizyonu’nda ana haber bültenini sunan bir göçmen sunucuyu görmemiz için daha uzun süre beklememiz gerekiyor. (Die Presse, 10.9.2008)


